Dil Nedir?
Dil insanlar arası anlaşmayı sağlayan, kendi kuralları içinde yaşayan canlı varlık, insanları birbirine bağlayan mucize, sesten örülmüş yapıdır. (M. Ergin)
I. Grup Tanımlar
Dil, bir düşünce ve davranış aracıdır.
Dil, en önemli iletişim ve anlama aracıdır.
Not: Bu iki tanım dilin işlevsel yönünü tanımlar.
II. Grup Tanımlar
Dil, bir dil topluluğunda geliştirilebilecek sözcüklerin tümüdür.
Dil, alışkanlıklar bütünüdür. (2)
Dil, sınırlı sayıda sözcük ve kuraldan yararlanarak türetilebilecek sınırsız sayıda sözcükler bütünüdür. (Chomsky) (3)
Not: Bu tanımlar bütünün parçalarından ortaya çıkan tanımlardır. 2. tanım davranışçı görüşün tanımı, 3. tanım ise üretimsel dil bilimin bakış açısını ortaya koyar.
III. Grup Tanımlar
Dil, uzlaşıma dayalı bir göstergeler düzenidir.
Not: Bu tanım yapısalcı yaklaşımın tanımıdır.
IV. Grup Tanımlar
Dil toplumsal davranış biçimidir.
Not: Bu tanım toplum dil bilimin tanımıdır.
Dil davranış yönlendirmesini sağlayan bir araçtır.
Not: Bu tanım edim dil bilimin tanımıdır. Edim: yön verici, yönlendirici.
V. Grup Tanımlar
Dil hem dizgisel yapı hem de kurallara bağlı bir davranış biçimidir. (III. ve IV. Grup tanımların sentezidir.)
VI. Grup Tanımlar
Toplumsal yaşamın gereksinimlerinden kaynaklanan sessel göstergeler dizgisidir.
Dil, zihinsel bir olgudur.
Dil, bir içgüdüdür.
Not: Dilin kökenindeki işleve dayanarak dili zihinsel toplumsal ve evrimsel bir ürün olarak ele alan tanımdır.
Dil Bilim Nedir?
Dil olayını ele alan belli bir evrendeki işleyiş düzenlerini, çeşitli evreler arasındaki değişimi inceleyen insan bilimidir.
Geozentrik Yaklaşım
Dil dünyaya kendini merkez alan bir açıdan yaklaşmaktadır.
Dilin Ekseni
Karl Bühler 1934 yılında yazdığı dil teolojisi adlı eserinde dilin kurgusunun “ben-şimdi-burada” olduğunu söyler.
“Bizim takım maçı 3-0 önde götürüyor” cümlesinde; konuşan kişi, bu ifadeyi kendisi yapmaktadır, konuşma anı maçın 3-0 olduğu andır ve konuşan kişi bir yerdedir.
“Yarın yemekler bedava” yazan bir yazıda zaman ifade edilmediği için yarın hiç gelmeyecektir.
Dil - Düşünce İlişkisi
İnsan dünyayı kendi anadilinin penceresinden görür, onun kavramlarıyla düşünür.
Wolf şu hipotezi ortaya sürmüştür: “Dil ve dilin grameri düşünmeyi etkiler. Farklı diller, farklı düşünme türlerine sahiptirler.” Bu görüşü dilbilime Dilsel İzafiyet Teorisi olarak geçmiştir.
Diğer teorisi de şudur Wolf’un: “Düşünme tamamen dile bağlıdır ve dil tarafından sınırlandırılır. Her insan düşünmek için dilin sözleşmesine bağımlıdır.”
Modern Dilbilim
Modern dilbilimin ve Yapısalcılığın kurucusu Ferdinand de Seussure kabul edilir. Derslerini öğrencileri toplamış ve 1916 yılında “Genel Dilbilim Dersleri” kitabında yayınlamışlardır.
Seussure’e kadar dilcilerin çoğu dilde mantık, psikoloji, fizyoloji bilimlerinin yöntemleriyle yaklaşıyordu ve bundan dolayı dil bilimi bağımsız bir bilim olamıyordu. Ancak; Seussure dili sosyolojik bir olgu olarak ele almış “Dil bilimin asıl ve tek konusu dil” demiş ve dil biliminin gelişmesini sağlamıştır.
Seussure’nin dilbilimi alanına getirdiği fikirlerden bir kaçına değinelim;
1. İşaret (Gösterge) Teorisi
Dil işaretler sisteminden ibarettir demiştir Seussure. Ona göre bir dil işareti ‘kavram’ ve ‘ses imajı’nın birleşmesiyle oluşur.
2. Sistem Olarak Dil
Seussure dilin karmaşık yapıda olduğunu göstermiş ve onun bir sistem olarak ele alınması gerektiğini savunmuştur. Bu onun bu alana yaptığı büyük katkılardandır.
3. Dil ve Konuşma İlişkileri (Bildirişim)
Seussure’e; konuşmanın ferdi, dilin ise toplumu ilgilendirdiğini söyler ve farkı ortaya koyar. Buna göre dil o dili konuşanların hepsinin toplamıdır.
Seussure’e göre, dil ve konuşma iletişimin iki ayrı koludur.
Seussure’e göre, konuşma dilden daha eskidir.
4. Sinkronizm ve Diakronizm
Seussure’e göre dil iki yönden araştırılır. Şuan ki durumuna ve tarihi gelişimine göre bunlar eş zamanlılık (Sinkronizm) ve art zamanlılıktır (Diakronizm). Dili o çağa göre araştırmak eş zamanlılık, gelişimini incelemek -sözcük değişimleri gibi- ise art zamanlılıktır.
5. İç ve Dış Dilbilim
Seussure’e göre İç Dilbilim dilin kendi içindeki meselelerle ve yapısıyla ilgilidir. Dış Dilbilim ise dilin halkla olan çok yönlü ilişkisiyle ilgilidir.
Dilin Üç Boyutu
De Saussure göre dilin üç boyutu vardır.
Langage: İnsanlarda bulunan dil yeteneği
Langue: Ulusal dil (Türkçe, Fransızca)
Parole: Somut dil kullanımı
Dil Bilimin İnceleme Alanları:
Dilbilim dili bir bütün olarak kabul etmekte ve dile farklı açılardan yaklaşarak incelemektedir.
Doğal dillerin gramer yapısını inceleyen dilbilim dalına Sistem Dilbilim adı verilir. Şu başlıklardan oluşur:
- Fonetik
- Morfoloji
- Sözcük üretme
- Sentaks
- Anlambilim
- Metinsel dilbilim
Yabancı bir dilin öğretimi ve öğrenimi, çeviri teknikleri ve dilin Bilgisayar ortamında kullanılmasını Uygulamalı Dilbilim incelemektedir ve şu alt başlıklara ayrılmaktadır:
- Dil metodolojisi
- Karşılaştırmalı Dilbilim
- Çeviri Teorileri
- Bilgisayar-Dilbilimi
Çocukta dil öğretiminde ortaya çıkan sorunları, çocukta kavram gelişimini, dil-yetenek testlerinin düzenlemesini ve dil özürlerini dilbilimin Pisiko-Dilbilim alanı incelemektedir. Şu bölümleri vardır:
- Dil Gelişim Dilbilimi
- Bilişsel Gelişim
- Dil Engelleri Bilimi
Sosyal grupların kullandıkları dillerden kaynaklanan iletişim bozuklukları, okul ortamında dil becerisinden kaynaklanan eşitsizlikleri ve sosyolojik açıdan dil kurallarıyla ilgili sorunları Sosyo-Dilbilim incelemektedir. Şu alt başlıkları vardır:
- Şive-Ağız-Lehçe bilimi
- Toplumsal katmanların dili
- Mesleklerin dili
Pragramtik Dilbilim (Edim Dilbilim) ise dil ile eylem arasındaki ilişkiyi, dil ile insanların yönetilmesini ele alır. Alt başlıkları:
- Dil-davranış ilişkisi
- Edim-söz teorisi (Speech Acts)
- Dilin etkisi (reklam ve propagansa)
Eski metinlerin yapısının ve içeriğinin incelenmesi işine Tarihsel Dilbilim bakar. Alt başlıkları:
- Dilin gelişim aşamaları
- Standart dilin gelişimi
- Alfabeler
- Eski yazı incelemesi
- Dil değişim prensipleri
Gramer
İnsanların dilin işleyiş yapısını ortaya koyma çabasıdır. Dilin gramere ihtiyacı yoktur, insan çabasının ürününüdür. Üç tür gramer vardır:
Bireysel Dil Kullanımında Yaklaşımlar
Dilin Oluşumu Üzerine Yaklaşımlar
Yöntemsel ikilem;
- Dil tanrı vergisidir.
- Dil insanlıkla beraber evrimselleşerek gelişmiştir.
Dil ve Din Açısından
Memfit Teolojisi
Yunan Mitolojisi
Babil Kulesi
İlahi kitaplarda dil olgusu
- Tevrat
- İncil
- Kur’an-ı Kerim
Memfit Teolojisi
Ptah Tanrısının kalbi ve ağazı
Göz gördü kalbe gönderdi
Kulak duydu kalbe gönderdi
Burun kokladı kalbe gönderdi
Dil de kalbe aracı oldu
Ptah’ın her kelimesi, kalbinin ne düşündüğü ve dilinin ne buyurduğuydu.
Yunan Mitolojisi
Socrates ve Eflatun’un tartışmaları (Kratilus)
Doğal gelişimi ile tanrının insanlara hediyesidir.
İnsanların keyfi olarak geliştirdikleri bir gelenektir.
Babil (Tanrının Kapısı) Kulesi
Önceleri insanlık tek bir dil konuşur
Babil halkı tanrıya ulaşmak için bir kule inşa ederler
Tanrı buna kızar, dünyaya iner. Kuleyi yıkar, insanlar dört bir yana dağıtır. Her birini de farklı dillerde konuşturur.
Babil dağıldıktan sonra insanlar klanlara ve milletlere dağıldı, her biri de kendi dilini kullandı. (İncil, 20:5, 30, 31)
Cennet, Cehennem ve dünyanın yaratılışı, dillerinizdeki ve renklerinizdeki farklılıklar Allah’ın varlığının bir işaretidir. (Kuran-ı Kerim 30:22
Evrimselleşme Yaklaşımı
Tarihsel Yöntem
Yaklaşık bir milyon yıldır insanlığın yeryüzünde olduğu düşünüldüğünde elimizdeki yazılı belgeler sadece beş bin yıl öncesine gitmektedir.
Dilbilimsel Yaklaşım
Sözcüklerin benzerliklerini esas alan yaklaşımdır.
Dillerin biçimsel ölçülere göre ayırma işlemini Alman dilciler August Wilhlm von Schlegel ve August Schleincher tarafından yapılmıştır. Bu sınıflandırma günümüzde de güncelliğini korumaktadır. Bu dilbilimciler dilleri biçimsel açıdan üç bölüme ayırırlar.
Yalınlayan Diller
Bu dillerde sözcükler yapım ya da çekim eki almazlar ve başka sözcüklerle kullanıldığında anlam kazanırlar. Yalınlamaları dillerden olan Çincede anlamların yansıtılması vurgu ile olur.
Bağlantılı Diller
Bağlantılı dillerde kelimelerin sonuna ekler getirilerek anlamlar kazandırılır. Türkçe en iyi örneği olarak karşımıza çıkar.
Bükümlü Diller
Bu dildeki sözcüklerin kökündeki ünsüzde ses değişikliği olur. Hint-Avrupa dilleri buna örnek verilebilir.
Almancada ‘nehmen’ (almak) eyleminin değişik çekimi ‘nahm’dır.
Arapçada ‘Kataba’ (yazdı), kitap-kutub (kitaplar), katib, uktup (yaz!) biçimindedir.
Not: Bir dilin yalnızca bir türün tüm özelliklerini taşıyabileceğini söylemek güçtür. Örneğin Almanca, kökteki ünlü değişiklikleri açısından bükümlü bir dil gibi görünse de, çekimlerinde Türkçe gibi köke ekler getirilir. Bu bakımdan bakıldığında Almancada bağlantılı dil özelliği gösterir.
Tarihsel Bakışla Bazı Kurumlar
Şüphecilik Teorisi
Tanrı dili yarattı ve insanlara verdi. Bu yaratılıştan hemen sonra oldu ya da dilsiz geçen bir süreden sonra oldu.
Keşif Teorisi
İnsanlar kendi dillerini keşfetti. Bir an geldi ve dile gereksinim duyuldu ve insanlar bir sözleşme yaparak, dili kullanmaya başladılar.
Taklit Teorisi
İnsanlar çevrede duydukları doğa seslerini çıkararak onlara anlam yüklediler. Yağmurun çiselemesi, horozun ötmesi gibi. İnsanlar bu sesleri taklit ederek bunları durumlar ve nesneleri isimlendirmek için kullandılar.
Doğal Ses Teorisi
İnsanlar öfkeden veya sevinçten bazı sesler çıkardılar. Bu sesler anlamlı sesler olmaya başlamıştır zamanla.
Tepki Teorisi
Çevrenden gelen etkilere karşı insan tepki vermek durumundadır. Çocuk annesinin emzirmedeki dudak hareketlerinden etkilenerek “mama” sözcüğünü çıkarmıştır.
İlişki Teorisi
Dil, genel ilişki kurma ihtiyacından doğmuştur. Bu birine seslenme, sevgi gösterme, sevinme veya paylaşmaya dayalıdır.
İş Araç Teorileri
Dil iş üretiminde, ortaya çıkan ritmik seslerinin oluşumundan ortaya çıkmıştır. (Liberal Düşünce)
Dil, iş üretimi ile kullanılan araçlardan farklı düşünülemez. Bu anlamda dil güç anlamında değil, işin bir aracı konumundadır.
Duygusal Yaklaşım
Soysa grup halinde bir araya gelme dürtüsü ve grup olma bilinci insanları dil kullanmaya itmiştir.
Akılcı Yaklaşım
En ilkel araç bile bedeni tamamlamaktadır ve bedenin hayatta kalmasına yardımcı olmaktadır. Araç kullanımı; araç üretmeyi ve bulmayı gerektiren bir süreçtir. Dilin de böyle bir fonksiyonu vardır.